PAYAS'IN YEREL SÖZLERİ

25/7/2007 - YENİ KELİMELER

PAYAS'TAN AMANOS DAĞLARININ GÖRÜNÜMÜ

  

Bu sitede, Payas’ta kullanılan 1364 kelime bulunmaktadır. Bu 1364 kelimenin 498’i Payas’tan başka hiçbir yerde kullanılmamaktadır. Diğer kelimelerin büyük bir bölümü çevre ilçelerde, bir kısmı da çevre illerde kullanılmaktadır. Sadece Payas’a özgü 498 kelime bile Payas’ın ne kadar zengin bir yerel kelime haznesine sahip olduğunu göstermektedir. Bazı kelimelerde Nazal n (ŋ) harfi kullanılmıştır. Nazal n genizden çıkan n ile g arası bir harftir. Örneğin ; Aŋer, Aŋereme, Biŋ, Dar buŋaç gibi.

 

06.02.2007

 

Münir YAHŞİ

Payas-HATAY

E-mail : mnr63@mynet.com

 

 

NOT : %100 Payas kelimeleri * işareti ile belirtilmiştir.

  

YENİ KELİMELER


Çöl veziri : Hamarat, cömert insan.
Kahrimen : Kadirşinas, cefakar, her işe koşan.
Sılacı davulu : Göç zamanının geldiğini belirten davul.
Kartlanbaz * : Şekli bozuk kaba saba olan. İnsanlar, eşya, yiyecek için kullanılır. 15.11.2008
Hoşşukçu * : Yağcı. 15.11.2008
Agam : Kendinden küçüklere veya denk yaşlara hitap sözü.
     Bakele agam; hunun fiyatı gaçeedi?
Ağmak : Meyletmek, sarkmak, sarmak.
     Acaba fasulyesi, diktiğim tikeçlere ağdı.
Ahrucu *: En sonunda
Ayam puharı : Temmuz, Ağustos aylarında çöken buharlı hava. Arapçası “Eyyamı- Bahur” olup en sıcak günler anlamındadır.
Belenmek : Bulaştırma, üzerine sürme.
     Çamura belenmişsin, Balığı una bele, vs.
Bir uçlu : Bir taraftan başlayarak.
     – Gızım gapı bir ordan bir buradan süpürülmez. Şunu bir uçlu süpür hele.
Bizir *: Tütün tohumu
Babal atmak : Bir şeyi karşısındakine yaptırmak için vasiyet vermek, şart koşmak.
Babalı boynuna olmak : Yemin. Bir olumsuzluğun yapılmadığına ilişkin inandırıcı yemin.
     Eğer yaptımsa, babalı boynuma olsun! Günahı senin üstüne olsun.
Baş bulamamak *: Fırsat bulamamak.
     Baş bulupta bir size geçmiş olsuna gelemedik.
Başı ayakmamak *: Meşguliyet
     Bu sene yazlıkta misafirlerden başımız ayakıpta size geçmiş olsuna gelemedik.
Bir hoş olmak : Bir tuhaf olmak, acayip olmak.
Caggavı, Caggavi *: Şımarık
Cinevoz : Cin gibi olan bilmiş.
Çangal : Ağaçların gövdesinin dallara ayrılma yeri.
Çanta çiçeği : Begonya
Çaydanlık sömeği : Çaydanlık, demlik gibi aletleri su dökülen yeri.
Çenedini ayırmak : İki bacağından tutup ayırmak.
Çetin yöreb : Çok dik yokuş
Çenet : Bacak
Çıpkaa *: İnce sırık
Çimbişmek : Karıncalanmak
Çorakağası olmak *: Aşıru tuzlu olmak
Çetin yöreb : Çok dik yokuş
Çungur : Gözü kovalık kişi
Devşirici : Daha çok yiyecek toplayan dilenci.
Dığrak : Ölçülü, orantılı, yakışıklı.
Dınılamak, Dıŋılamak : Uyuklamaya başlamak.
     Eskiden elektirikler yokken akşamdan sonra arkası yarını dinlerdik. Sonra insanlar dınılamaya başlardı.
Dilme : Küp kesitli uzun tahta.
Dolukmak : Hüzünlenmek, ağlayası gelmek.
Doluksumak : Duygulanıp ağlayacak duruma gelmek.
Ehrin cehrin *: Yokluğun olumsuzluğunu belirten sıfat.
     Ehrin cehrin öldü : Yoksulluk içinde yaşayıp öldü.
     Ehrin cehrin bitti : Yiyende olmadı içende öylesine bitti gitti.”
El yüz görgüsü *: Hal ve hareketleri sebebiyle yanındakileri utandıran kimselere denen laf.
Eme geçmek : İşe yaramak.
     Yaptıklarım eme geçse bari.
Evsermek, Evsmek, Evsimek : Tahıl gibi tohumları kabuğundan ayırmak için rüzgarda savurma işlemi.
Fehimli : Eli uz, dikkatli
Fehimsiz : Sakar, dikkatsiz
Foytak atmak *: Kaçarken kovalayanı yön yanıltmak hareketi.
Frenk şefdelisi *: Nektarin
Gabarcık : Yetmek üzere olan incir.
Gaçıl : Çekil
Gamandırmak : Yanaştırmak
     Yeaaanim odunları duvara eyice gamandır ha!
Gapıt : Pardesü
Gem sürmek : Gemin üzerine binerek at veya öküz yardımıyla ekin desteleri üzerinde gemi gezdirmek.
Gıccı *: En son
Gözü berelmek *: Çok zayıflama sonucu gözün çukurlaşıp koyulaşması.
Guddem *: Uydurmak, bir şeyler çıkartmak.
     Durduk yerde ille bir guddem çıkarmasan olmaz ha!
Guşene : Küçük kazan
Hamırlamak *: Davar ve sığır cinsi hayvanların tahıl cinsi yiyecekleri fazla yemesi sonucu oluşan hastalık.
Hapırtmaç : Çok koyu kıvamlı yemek. 
     – Tooga o kadar katı kıvamdaydı ki; “Aynı hapırtmaç gimi oluk”, dedi.
Hapmak : Yere kapaklanmak
Hocuklamak *: Şaşırıp kalmak
Hönk olmak *: Zengin olmak
     – Elindekilerin kıymetini bilseydi şimdiye hönk olurdu hönk.
Ihmak : Çökmek
Kapçıkçı *: Zahireci
Katırbaşı narı : İrice bir tür nar.
Kempidik : Ağzın içe çökmesi, yaşlı insanlarda dişlerin olmamasından dolayı ağzın burnun büyümüş gibi görünüp eğrilmesi.
Kennahası yapmak, Kenneha yapmak *: Garezine yapmak
Kepsimek : Ağzı aşağı düşmek
Keri : Bundan böyle
Kıllı kitir *: Ucu ucuna geçinmek ucu ucuna yetirmek (parasal).
Kirtik : Küçülmüş sabun
Kirtişik *: Su ile aşırı iş yapma sonucu el ve ayak parmak uçlarının büzülmesi.
Konuşuk : Boş konuşma
  
   
Seninki de konuşuk mu ola!
Korku müslümanı : Birinden korkarak hizaya gelen.
Kör yılan : Boyu küt ve kısa olan, sarı renkli bir yılan.
Körekmek : Bıçağın keskinliğini kaybetmesi, köz, yanan ateş gibi ya da yürek acısının sönmeye yüztutması, azalmaya başlaması.
     Bu bıçağı kim körekdirdi?
Külek : 20 kg’ma tekabül eden silindir biçiminde ve tahtadan yapılma bir ölçü aleti. Külek ile genellikle hububat ölçülür.
Küpeli kazan : Yanda halka şeklinde tutamakları olan büyük kazan.
Mazgaç : Bol çamurlu ortamı ifade eder.
     Pantolonu mazgaç gibi oluk: Pantolonu o kadar çamurlu ki adeta paçalarından çamur akıyor.
Mıncığını çıkarmak : Ezmek. Bir şeyi gına getirircesine incelemek.
Mıtıl *: Benzerlik. (İnsan için). Birinin yüzüne karşı “Mıtıl Mehmet” der isen bu “Sen aynı Mehmet’e benziyorsun” demektir.
Muhacir çiçeği : Patates çiçeği, Yıldız çiçeği.
Pullu kavun : Bir tür kavun
Sıkılamak : Tembihlemek
Sikke atmak : Nemli havadan dolayı havada kök atan bitki kökleri.
Soyak kuşu : Bir tür yırtıcı kuş.
Şivşirtmek : Kışkırtmak, ayartmak
Tekesemek : Çiftleşmek istemek. (Keçi için)
Tengerek : Yuvarlak
Termiz *: Kavun, karpuz, kabak gibi bitkilerin meyvelerinin içindeki tohumlarının ipliksi kısımları.
Tuzağası, Duzağası *: Çok tuzlu yemekler için söylenen sözcük.
Ulaşlı : Hatay’da Amanos dağlarının öbür tarafında (Hassa) yaşayan insanlara denir.
Umsunmak : Bir şeyi pek istemek, beklemek.
Umsunuk olmak : Çok istenen bir şeyin gerçekleşmemesi ya da ele geçmemesiyle düş kırıklığına uğramak.
Üflük : Islık
Vazdahı kaçmak *: Hevesi kalmamak
     – Sen Mehmet Can’ı bilmiyor musun uçurtmayı alınca vazdahı kaçıverdi.
Yoklamak *: Hasta ziyaret etmek.
Yüz : Yastık kılıfı
Zarzıbık ağlamak *: Küçük çocukların bağıra bağıra ağlaması.
Zarzıbık ağlatmak *: Ortalığın anasını ağlatmak, kasıp kavurup terör estirmek.
Zerinç olmak * : Sabırsızlanmak

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

<- :: SONRAKİ SAYFA ->
Payas Sözlüğü. Payas Resimleri. Payas'ın Kuşları. Payas'ta kullanılan yerel kelimeler.

Son yazılarım

YENİ KELİMELER
SÖZLÜK A
SÖZLÜK B
SÖZLÜK C
SÖZLÜK ÇD
SÖZLÜK EF
SÖZLÜK G
SÖZLÜK H I
SÖZLÜK İJKL
SÖZLÜK MNO
SÖZLÜK ÖPR
SÖZLÜK SŞ
SÖZLÜK TUÜ
SÖZLÜK VYZ
PAYAS RESİMLERİ
PAYAS RESİMLERİ 2
DEYİMLER Tekerlemeler
PAYAS İSMİ
SKEÇLER
PAYAS'IN KUŞLARI

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
RSS
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım